Sign up Log in
English Language Institute

English Language Institute

speak english
1 Oct
ENG45  0

İngilizce terimler - Ydeinci Bölüm

 

 

 

 

 

Cut out for

( -e uygun – biçilmiş kaftan olmak )

To be suited for

 

Just because Robert likes music and poetry, you think he isn’t cut out sports.

( Yalnızca Robert müzik ve şiir seviyor diye, spor için uygun olmadığını düşünüyorsun.)


 

Go out of (one’s) way

( Özel bir çaba sarfederek bir şeyi yapmak )

To make a special effort

 

Lois want out of her way to invite George to the party and he still didn’t come.

( Lewis George'u partiye davet etmek için çok çaba gösterdi, ancak George gelmedi.)


 

Go whole hog

 ( (bir işi) tamamıyla yapmak, hiçbir şeyi atlamadan yapmak, esaslı bir şekilde yapmak)

To do something as entirely or completely as possible; to reserve or hold back nothing

 

When Rachel and Bob throw a party, they go whole hog.

(Rachel ve Bob partiyi düzenlediğinde, bütün işleri tam olarak yaptılar.)


 

Have a good head on (one’s) shoulders

( Akıllı )

To be intelligent and practical

 

The first requirement for this job is that you have a good head on your shoulders.

(Bu işin ilk şartı zeki ve anlayışlı olmanızdır.)


 

Have what it takes

( gereken özelliklere sahip olmak - gereken niteliklere sahip olmak)

To have the required intelligence, ability, or courage

 

To be successful in major league baseball, you must have what it takes.

Ana beysbol liginde başarılı olmak için bunu yapabilme yeteneğine sahip olmanız gerekir.


 

Rave about

( -den hayran hayran söz etmek ,- e delicesine hayran olmak - heveslekonuşmak )

To talk enthousiastically about

The boss raved about the growth in sales this mounth.

( Patron, bu ayın satışları artması konusuyla ilgili hevesle konuştu.)


 

Stand on (one’s) own two feet

( kendi yağıyla kavurmak - kimseye muhtaç olmamak )

To be independent

 

Children are dependent on their parents. Adults must learn to stand on their own tow feet.

(Çocuklar ebeveynlerine bağımlıdırlar. Yetişkinler kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmelidirler.)


Take it on the chin

( metanetle karşılamak - yapılan bir eleştiriyi medenice kabullenmek )

To suffer abuse without complaint

 

The angry motorist screamed at the police officer, but the officer look it on the chin.

( Kızgın bir şoför polis memuruna bağırdı, ancak polis memuru metanetle karşıladı.)


 

Up-to-date

( Güne uygun olarak – modaya uygun – güncelleştirilmiş – modern – güncel)

Modern

 

This is a very up-to-date school. Did you see all the new equpment, the big library, and the number of new teachers?

(Bu çok modern bir okul. Yeni ekipmanları, geniş kütüphaneyi ve öğretmen sayısını gördünüz mü?)


 

As good as (one’s) word

( Güvenilir )

Relable, dependable, trustworthy

 

You can trust Barbarato be here on time. She’s as good as her word.

( Barbara'nın zamanında burada olduğundan emin olabilirsiniz. O güvenilirdir.)


 

 

 

 

İngilizce öğretimi online kursu ENG45.com


  Register

Comments (0)

Send Comment


Message

want to learn English Online

English educational institution 2010-2019.

Golden Global Co. © All Rights Reserved.