Sign up Log in
English Language Institute

English Language Institute

speak english
24 Oct
ENG45  0

İngilizce Terimler - Onbeşinci Bölüm

 

 

 

Drop (someone) a line

( İki satır yazıvermek – pusula göndermek )

To write someone brief letter or note

I haven’t written to my sister in over a week. I’d better drop her a line today.

(Bir haftadan fazladır kız kardeşime yazmadım. Bugün ona iki satır yazıvereyim.)


 Get in touch with

( Bağlantıya geçmek – ile temasa geçmek – ilişki kurmak – irtibat kurmak )

Be connect (usually by telephone or correspondence

Please get in touch with me about the exam this week.

(Lütfen bu haftanın sınavıyla ilgili benimle iletişime geçin.)


 Keep (someone) waiting

( Birisini bekletmek )

To delay a meeting or contact with someone

Hurry and finish your work! Don’t keep your boss waiting!

(Acele et ve işini bitir! Patronunu bekletme!)


 Hear from

( -den haber almak – mektup almak )

To receive a letter or telephone call from someone

Have you heard from your friend in Spain lately?

(İspanya'daki arkadaşıdan bir mektup aldın mı hiç?)


 Make call

(arama yapmak – telefon etmek )

To telephone, to use the telephone

Excuse me. May I use your telephone? I have to make a call.

(Özür dilerim . Telefonununuzu kullanabilir miyim? Arama yapmak zorundayım)


 (On the phone (on the line

( hatta olmak – alısünü olmak )

To talk by telephone, to be using the telephone

Elena is talking on the phone right now. She is on the line with her husband.

Elena telefonla konuşuyor. Kocası telefon hattının arkasında.


 

 

 

Online İngilizce Eğitimi ENG45.com


  Register

Comments (0)

Send Comment


Message

want to learn English Online

English educational institution 2010-2019.

Golden Global Co. © All Rights Reserved.